‘‘…Avrupa Parlamentosu’nda Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik yaptırım girişimi, sıradan bir siyasi eleştiri değil; Türkiye’nin egemenlik haklarına, bağımsız yargısına ve milli iradesine yönelmiş açık bir müdahale teşebbüsüdür… Çünkü hedef alınan yalnızca bir isim değil, Türk devletinin kendi hukukunu uygulama iradesidir.
Bugün yürütülen mücadele; uyuşturucudan kara paraya, yasa dışı bahisten organize suç ağlarına, ekonomik kartellerden milletin ekmeğine, sofrasına göz diken çıkar düzeneklerine kadar uzanan aynı karanlığa karşı verilmiş tarihî bir mücadeledir. Bu, sadece suçla mücadele değil; toplumsal vicdanı ayağa kaldıran bir arınma ve milli bir diriliştir.
Bu mücadelenin en güçlü yanı, devletin hukuk ve güvenlik gücünün aynı hedefte birleşmesidir. Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin ortaya koyduğu kararlılık, devletin suç ve çıkar düzenlerine karşı tavizsiz duruşunun somut göstergesidir.
Tavuk sektöründeki kartel yapılanmalarına yönelik müdahaleler de devletin yalnızca sınırlarını değil, milletin ekmeğini, alın terini ve sofrasını koruma iradesine sahip olduğunu göstermiştir.
Milletin talebi nettir: Gençliğimizi, geleceğimizi zehirleyen, emeği sömüren, piyasayı bozan hiçbir yapıya göz yumulmamalıdır. Bu mücadele yarım bırakılmamalıdır. İç/dış hiçbir baskıya teslim olunmamalıdır...
Çünkü bu durumdan rahatsız olanlar küresel kötülük dış odaklarla yerli işbirlikçileridir. Hedef alınan ise, devletin suçla, terörle, kara parayla ve milletin geleceğini tehdit eden yapılarla mücadelede ortaya koyduğu kararlı iradedir.
Türk mahkemeleri ise kararlarını yabancı merkezler adına değil, Türk milleti adına verir…
Milletin/Devletin kararı nettir: Suça, vesayete ve dış müdahaleye asla geçit yoktur, olmayacaktır… Zira; ‘‘Devletine sahip çıkan milletler yenilmez; milletine yaslanan devletler asla diz çökmez..!’’
HEDEF TÜRKİYE’DİR!