Bugun...


Erol KAVUNCU

facebook-paylas
ZORUNLU EĞİTİM SADECE NESLİ DEĞİL, TARIMI DA ÇÖKERTİYOR!’’
Tarih: 25-04-2026 21:35:00 Güncelleme: 25-04-2026 21:35:00


ZORUNLU EĞİTİM SADECE NESLİ DEĞİL, TARIMI DA ÇÖKERTİYOR!’’

ZORUNLU EĞİTİM, ZORUNLU ÇÖKÜŞ: KÖYDEN ŞEHRE KAYBOLAN NESİLLER
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerin ardından kaleme aldığımız yazıda da ifade edildiği üzere, 12 yıllık zorunlu eğitim sistemi yalnızca eğitim alanını değil; toplumsal yapının tamamını sarsan, derin krizler üreten, ciddi kırılmalara yol açan ve hem maddi hem de manevi kayıpları büyüten yapısal bir soruna dönüşmüştür…
Bugün gelinen noktada, aynı meselenin çok daha kritik ve hayati bir boyutuyla karşı karşıyayız. Malum olduğu üzere tarım ve gıda güvenliği, ülkemiz açısından artık yalnızca ekonomik bir alan değil; stratejik önemi yüksek, doğrudan milli beka ile ilgili temel bir mesele hâline gelmiştir. Ne var ki Türkiye’de tarımda yaşanan derin krizin başlıca nedenlerinden biri de yine bu ucube! 12 yıllık zorunlu eğitim sistemidir.

İNSAN GİTTİĞİNDE TARIM DA BİTER: ÇÖKÜŞÜN GERÇEK BAŞLANGICI
Türkiye’de tarımın bugün geldiği nokta, basit bir ekonomik daralma ya da teknolojik dönüşümle açıklanamaz; bu tablo, uzun yıllara yayılan yanlış tercihlerin, ihmal edilen gerçeklerin ve en önemlisi insan kaynağının hatalı yönetilmesinin birikmiş sonucudur.
Tarımın çöküşü, çözülmesi topraktan değil, insandan başlamıştır!
Tarımın üç temel şartı vardır birincisi nitelikli toprak; üretime elverişli arazi.
İkincisi uygun iklim/su; mevsimlerin olması gerektiği gibi yaşandığı doğal denge.
Türkiye bu iki başlıkta hâlâ güçlü bir zemine sahiptir.
Ne var ki üçüncü ve belirleyici unsur, çoğu zaman göz ardı edilmiştir: İnsan gücü…
Toprak vardır, iklim vardır; fakat o toprağı işleyecek, üretimi sürdürecek insan yoksa, bütün bu imkânlar atıl bir potansiyelden öteye geçemez.

ZORUNLU EĞİTİM, ZORUNLU KOPUŞ: KÖYDEN ŞEHRE KAYBOLAN NESİLLER
Sorunun düğüm noktası da tam burada ortaya çıkar. Yıllardır uygulanan zorunlu eğitim sistemi, özellikle 4+4+4 yapısı, genç nüfusu en üretken çağında üretim alanlarından koparmaktadır. On iki yıl süren zorunlu eğitim ve ardından neredeyse otomatik bir yönelim hâline gelen üniversite süreci, gençleri 20’li, 25’li yaşlara kadar sistemin içinde tutarken; onlara ne hayatla uyumlu bir beceri kazandırmakta ne de gerçek bir meslek sunmaktadır. Böylece köyünden kopmuş, şehirde de tutunmakta zorlanan, iki dünya arasında sıkışmış bir gençlik ortaya çıkmaktadır…
Bu kopuşun en somut ve en kritik boyutlarından biri de köy okullarının kapatılması ve çocukların ilçe ve il merkezlerine taşınmasıdır. Henüz çocuk yaşta köyünden, toprağından ve üretim kültüründen uzaklaştırılan bu nesiller…
Sonuçta ortaya “iki arada, bir derede kalmış” bir nesil çıkmaktadır. Ne köyüne dönebilen, ne de şehirde tutunabilen! bir nesil…
Tıpkı 1970’li yıllarda Avrupa’ya giden gurbetçiler için söylenen o meşhur ifade gibi:
Türkiye’de “Almancı”, Almanya’da “yabancı”…

 

BORÇ, MAKİNE VE KISIR DÖNGÜ: ÜRETEN DEĞİL TÜKETEN TARIM!
İnsan kaynağının çekildiği yerde boşluk, makineleşmeyle doldurulmaya çalışılmaktadır. Oysa makineleşme, doğru yerde ve ölçüde kullanıldığında verimliliği artıran bir araçtır; ancak insanın yerini almak zorunda kaldığında ise maliyetleri büyüten bir yüke dönüşür.
Nitekim birçok köyde, geçmişte sadece birkaç temel ekipmanla sürdürülen üretimin yerini bu gün, köylerde yeterli nüfus, insan gücü kalmadığı için onların yerini onlarca farklı ve pahalı makinenin aldığı görülmektedir. Bir köyün bütün ihtiyacını karşılayacak bir kaç traktör ve ekipman yeterliyken, aynı köyde gereksiz biçimde çoğalan traktör, araç gereçler bu savrulmanın en somut göstergesidir.
Diğer taraftan, elde edilen gelir, giderek borcun ve ekipman maliyetlerinin içinde erimektedir. Banka kredileri, faiz yükü ve sürekli yenilenen makine ihtiyacı, çiftçiyi üretici kimliğinden uzaklaştırarak borç batağına sürüklemektedir.
Yılda bir iki ay çalışıp senenin büyük bölümünde atıl kalan ekipmanlara ödenen yüksek bedeller, yalnızca bireysel değil, aynı zamanda milli ölçekte bir kaynak kaybına işaret etmektedir. İnsan emeği sistemden çekildikçe bir taraftan ülkedeki istihdam daralmakta; diğer taraftan üretim zinciri zayıflamakta ve ayrıca kırsal yapı çökmektedir.

GÖRÜNMEYEN KRİZ: ÜRETİM AZALIYOR, BAĞIMLILIK ARTIYOR
Bu yapının kaçınılmaz sonucu ise üretim miktarı ve kalitesindeki gerilemedir. Yeterli insan gücü olmadan sürdürülebilir bir tarım düzeni kurmak mümkün değildir. Üretim azaldıkça arz daralmakta, bu da fiyatların yükselmesine yol açmaktadır. Gıda enflasyonu, işsizlik ve kırsal yoksulluk birbirini besleyen bir döngüye dönüşmektedir. Böylece mesele yalnızca tarımsal bir sorun olmaktan çıkarak, toplumsal ve ekonomik bir krize evrilmektedir.
Diğer taraftan tarım ile hayvancılık da birbirinden ayrı düşünülemez. Kırsalda insan kaynağının azalması yalnızca ekim-dikimi değil, aynı zamanda hayvansal üretimi de doğrudan zayıflatmaktadır. Küçük ve orta ölçekli hayvancılığın sürdürülemez hale gelmesi, süt ve et üretiminde düşüş gibi sonuçlar doğurarak gıda zincirinin en kritik halkalarından birinin kopmasına yol açmaktadır.
Bu süreç yalnızca ekonomik değil, stratejik bir risktir.
Çünkü gıda güvenliğini kaybeden bir ülkenin, siyasi ve ekonomik bağımsızlığı da tehlikededir ve bu doğrudan bir beka meselesidir!
Devletin iyi niyetle çiftçilerimize sunduğu teşvikler ve faizsiz kredi politikaları da beklenen etkiyi oluşturmamaktadır. İhtiyaçtan ziyade cazibeyle! alınan senede bir iki ay çalışan! çiftçeker! devasa traktörler ve ekipmanlar, kısa vadede bir rahatlama hissi doğursa da uzun vadede çiftçiyi ağır borç yükünün altından kalkamaz hale getirmektedir.
Bu süreç, belki bir taraftan traktör ve tarım makineleri üreten sektörlerin büyümesine! katkı sağlarken, diğer taraftan üreticinin borç batağına sürüklenmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla kazananı sınırlı!; kaybedeni ise geniş bir toplumsal kesim olan bir yapı meydana getirmektedir.

SİSTEMİN KALBİ: EĞİTİM DÜZELMEDEN HİÇBİR ŞEY DÜZELMEZ
Bu noktada çözüm, daha önce ifade ettiğimiz mesleki yönlendirme yaklaşımının tarım özelinde yeniden kurgulanmasından geçmektedir. İlk dört yılın ardından, ikinci dört yıl ve hatta üçüncü dört yıl içerisinde öğrencilerin kabiliyet, kapasite ve yetenekleri bilimsel yöntemlerle analiz edilmelidir. Akademik yatkınlığı olanlar akademik yolda ilerlerken; tarım, üretim ve uygulama becerisi yüksek olan gençler için sosyal güvenceli! özel eğitim kanalları oluşturulmalıdır.
Bu çerçevede “ziraat meslek liseleri” benzeri, uygulama ağırlıklı, üretimle iç içe uygulamalı eğitim modelleri yaygınlaştırılmalıdır. Bu okullar sadece teorik bilgi veren kurumlar değil; öğrencinin toprağa dokunduğu, üretim yaptığı, hayvancılığı öğrendiği canlı eğitim alanları olmalıdır. Tarım işletmeleriyle entegre, köy temelli eğitim merkezleri oluşturulmalıdır.
Dünyada bunun başarılı örnekleri bulunmaktadır: Almanya’daki dual sistemde olduğu gibi okul ile üretim alanı birlikte yürütülmekte; Hollanda’da tarım eğitimi doğrudan sahada, işletmelerle entegre şekilde verilmektedir. Benzer şekilde Türkiye’de de köy ile okul yeniden buluşturulmadan bu kopuşun önüne geçmek mümkün değildir.

 

SONUÇ
Son söz yine aynı yere çıkar:
Eğitim sistemi düzelmeden tarımın da düzelmesi mümkün değildir. Çünkü ilk düğme yanlış iliklendiğinde, geriye kalan hiçbir şey doğru gitmez.
Bugün Türkiye’nin karşı karşıya olduğu mesele tam da budur: İlk düğmeyi doğru yerden ilikleyebilmek…
Aksi halde yarın kaybedilecek olan sadece üretim olmayacaktır.
Toprağa anlam veren insan, o insanı var eden kültür ve nesilden nesile aktarılan üretim iradesi de sessizce yok olacaktır.
Gıda güvenliğini kaybeden bir ülkenin, siyasi ve ekonomik bağımsızlığı da tehlikededir ve bu doğrudan bir beka meselesidir!

Erol KAVUNCU

 



Bu yazı 121 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 25 19 2 4 59 18 61 +41
2 Fenerbahçe 26 16 1 9 57 27 57 +30
3 Trabzonspor 25 16 3 6 51 29 54 +22
4 Beşiktaş 25 13 5 7 45 30 46 +15
5 Başakşehir FK 25 12 7 6 44 27 42 +17
6 Göztepe 25 11 5 9 28 18 42 +10
7 Kocaelispor 25 9 10 6 22 25 33 -3
8 Gaziantep FK 26 8 9 9 35 42 33 -7
9 Samsunspor 25 7 7 11 27 30 32 -3
10 Çaykur Rizespor 25 7 9 9 32 35 30 -3
11 Alanyaspor 25 5 8 12 26 30 27 -4
12 Gençlerbirliği 25 6 12 7 28 34 25 -6
13 Konyaspor 25 5 11 9 28 38 24 -10
14 Antalyaspor 26 6 14 6 25 43 24 -18
15 Eyüpspor 25 5 13 7 19 36 22 -17
16 Kasımpaşa 25 4 12 9 21 36 21 -15
17 Kayserispor 25 3 11 11 19 46 20 -27
18 Fatih Karagümrük 26 4 17 5 24 46 17 -22
Takım O G M B A Y P AV
1 Esenler Erokspor 30 18 3 9 72 26 63 +46
2 Erzurumspor FK 30 18 3 9 69 23 63 +46
3 Amed SK 30 18 5 7 63 32 61 +31
4 Çorum FK 30 17 8 5 49 33 56 +16
5 Pendikspor 30 14 6 10 48 26 52 +22
6 Bodrum FK 30 15 9 6 64 35 51 +29
7 Bandırmaspor 30 13 10 7 42 33 46 +9
8 Keçiörengücü 30 11 8 11 55 37 44 +18
9 Iğdır FK 30 12 10 8 40 42 44 -2
10 Manisa FK 30 12 11 7 46 49 43 -3
11 Van Spor FK 30 11 10 9 41 33 42 +8
12 Boluspor 30 12 13 5 50 42 41 +8
13 Sivasspor 30 10 9 11 38 31 41 +7
14 Ümraniyespor 30 11 14 5 38 40 38 -2
15 İstanbulspor 30 9 10 11 37 46 38 -9
16 Sarıyer 30 10 15 5 31 40 35 -9
17 Sakaryaspor 30 7 15 8 39 53 29 -14
18 Serik Belediyespor 30 8 17 5 32 59 29 -27
19 Hatayspor 30 0 23 7 22 82 7 -60
20 Adana Demirspor 30 0 27 3 16 130 45 -114
Takım O G M B A Y P AV
1 Bursaspor 27 20 4 3 71 17 63 +54
2 Kahramanmaraş İstiklalspor 27 18 6 3 71 23 57 +48
3 Aliağa Futbol A.Ş. 27 17 5 5 61 19 56 +42
4 Mardin 1969 Spor 27 17 6 4 56 20 55 +36
5 Muş Spor Kulübü 27 16 6 5 61 30 53 +31
6 Güzide Gebze Spor Kulübü 27 14 4 9 49 20 51 +29
7 Isparta 32 Spor 27 12 6 9 51 30 45 +21
8 Ankara Demirspor 27 13 9 5 40 35 44 +5
9 68 Aksaray Belediyespor 27 10 6 11 46 31 41 +15
10 Menemen FK 27 11 10 6 45 36 39 +9
11 1461 Trabzon FK 27 10 10 7 40 40 37 0
12 Fethiyespor 27 9 10 8 46 33 35 +13
13 Arnavutköy Belediye 27 8 12 7 29 31 31 -2
14 Kırklarelispor 27 6 12 9 34 40 27 -6
15 Somaspor 27 6 16 5 29 56 23 -27
16 Yeni Mersin İdman Yurdu 27 4 20 3 22 79 12 -57
17 Adanaspor 27 1 25 1 10 136 4 -126
18 Yeni Malatyaspor 27 0 25 2 8 93 43 -85
Takım O G M B A Y P AV
1 İnegöl Kafkas GK 24 13 3 8 38 19 47 +19
2 Çorluspor 1947 24 13 4 7 41 19 46 +22
3 K.Çekmece Sinopspor 24 13 6 5 41 26 44 +15
4 Bursa Yıldırımspor 24 12 4 8 34 25 44 +9
5 Etimesgut Spor 24 11 4 9 27 15 42 +12
6 Yalova FK 24 9 6 9 35 26 36 +9
7 Silivrispor 24 10 9 5 36 30 35 +6
8 Galata 24 9 10 5 30 27 32 +3
9 Beykoz İshaklıspor 24 7 7 10 30 32 31 -2
10 Bulvarspor 24 8 9 7 29 34 31 -5
11 İnkılap FSK 24 4 6 14 18 26 26 -8
12 Kestel Çilekspor 24 7 12 5 21 30 26 -9
13 Bursa Nilüfer FK 24 6 11 7 23 34 25 -11
14 Çankaya SK 24 5 11 8 26 31 23 -5
15 Polatlı 1926 Spor 24 5 14 5 17 36 20 -19
16 Edirnespor 24 2 18 4 18 54 10 -36
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 14/03/2026 Kocaelispor vs Konyaspor
 14/03/2026 Galatasaray vs Başakşehir FK
 14/03/2026 Göztepe vs Alanyaspor
 14/03/2026 Trabzonspor vs Çaykur Rizespor
 15/03/2026 Kasımpaşa vs Eyüpspor
 15/03/2026 Gençlerbirliği vs Beşiktaş
 15/03/2026 Samsunspor vs Kayserispor
 17/03/2026 Fenerbahçe vs Gaziantep FK
 18/03/2026 Alanyaspor vs Kocaelispor
 17/03/2026 Fenerbahçe - Gaziantep FK Fenerbahçe ligde evindeki son 12 maçında hiç kaybetmedi  Fenerbahçe yenilmez
 18/03/2026 Göztepe - Galatasaray Göztepe ligde evindeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Göztepe yenilmez
 18/03/2026 Çaykur Rizespor - Samsunspor Samsunspor ligdeki son 5 maçında hiç kazanamadı  Çaykur Rizespor yenilmez
 18/03/2026 Başakşehir FK - Antalyaspor Antalyaspor ligde deplasmandaki son 7 maçında hiç kazanamadı  Başakşehir FK yenilmez
 18/03/2026 Eyüpspor - Trabzonspor Trabzonspor ligde deplasmandaki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Trabzonspor yenilmez
 19/03/2026 Kayserispor - Fatih Karagümrük Fatih Karagümrük ligde deplasmandaki son 11 maçında hiç kazanamadı  Kayserispor yenilmez
 19/03/2026 Konyaspor - Gençlerbirliği Gençlerbirliği ligde deplasmandaki son 8 maçında hiç kazanamadı  Konyaspor yenilmez
 19/03/2026 Beşiktaş - Kasımpaşa Kasımpaşa ligde deplasmandaki son 6 maçında hiç kazanamadı  Beşiktaş yenilmez
 19/03/2026 Konyaspor - Gençlerbirliği Konyaspor ligde evindeki son 7 maçında hiç kaybetmedi  Konyaspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 14/03/2026 Adana Demirspor vs Serik Spor
 14/03/2026 Pendikspor vs İstanbulspor
 15/03/2026 Erzurumspor FK vs Hatayspor (H:1)
 15/03/2026 Sivasspor vs Ümraniyespor
 15/03/2026 Sakaryaspor vs Van Spor FK
 15/03/2026 Sarıyer vs Keçiörengücü
 15/03/2026 Amed SK vs Manisa FK
 16/03/2026 Bandırmaspor vs Iğdır FK
 16/03/2026 Çorum FK vs Esenler Erokspor
 16/03/2026 Bodrum FK vs Boluspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 15/03/2026 Beykoz Anadolu vs Adana 01 Futbol Kulübü
 15/03/2026 Bucaspor 1928 vs 24Erzincanspor
 15/03/2026 İnegölspor vs Erbaaspor
 15/03/2026 Kepezspor FAŞ vs İskenderunspor A.Ş.
 15/03/2026 Muğlaspor vs MKE Ankaragücü
 15/03/2026 Sincan Belediye Ankaraspor vs Elazığspor
 16/03/2026 GMG Kastamonuspor vs Beyoğlu Yeniçarşıspor
 16/03/2026 Karaman Futbol Kulübü vs Batman Petrolspor
 16/03/2026 Şanlıurfaspor vs Altınordu
 16/03/2026 Karaman Futbol Kulübü - Batman Petrolspor Batman Petrolspor ligdeki son 14 maçında hiç kaybetmedi  Batman Petrolspor yenilmez
 16/03/2026 Karaman Futbol Kulübü - Batman Petrolspor Karaman Futbol Kulübü ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Batman Petrolspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 14/03/2026 Beykoz İshaklıspor vs Kestel Çilekspor
 14/03/2026 Bursa Yıldırımspor vs Etimesgut Spor
 14/03/2026 Edirnespor vs Bursa Nilüfer FK
 14/03/2026 Galata vs İnkılap FSK
 14/03/2026 İnegöl Kafkas GK vs Çorluspor 1947
 15/03/2026 Çankaya SK vs Polatlı 1926 Spor
 15/03/2026 K.Çekmece Sinopspor vs Bulvarspor
 15/03/2026 Yalova FK vs Silivrispor
 15/03/2026 Çankaya SK - Polatlı 1926 Spor Polatlı 1926 Spor ligde deplasmandaki son 7 maçında hiç kazanamadı  Çankaya SK yenilmez
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI