Bugun...


EBRU ELMASKESER

facebook-paylas
. ENGELLİ AYLIKLARINA İNSANCA YAŞAM GÜVENCESİ GETİRİLMELİ!
Tarih: 08-11-2026 06:53:00 Güncelleme: 08-11-2026 06:53:00


HERKES BİR ENGELLİ ADAYIDIR!

Sosyal Devlette Engelli Vatandaş Bu Maaşla Nasıl Yaşasın?

Bugün başkasının yaşadığı çaresizliğe gözlerini kapatanlar, yarın aynı çaresizliğin içinde kendilerini bulabilirler!

Bir sabah uyanıyorsunuz…

Dün yürüdüğünüz yolda bugün yürüyemiyorsunuz. Dün kendi ihtiyaçlarınızı karşılayabilirken bugün bir başkasının yardımına ihtiyaç duyuyorsunuz. Bir trafik kazası, bir hastalık, beklenmedik bir felç ya da hayatın hiç hesapta olmayan bir acı sürprizi…

Ve bir anda hayatınız değişiyor!

İşte o gün anlıyorsunuz ki engellilik, yalnızca başkalarının meselesi değildir.

Çünkü herkes bir engelli adayıdır!

Ama asıl mesele engelli olmak değildir. Asıl mesele, engelli bir insanın kendi ülkesinde insanca yaşayabilecek şartlara sahip olup olmadığıdır.

ENGELLİ AYLIKLARI İNSANCA YAŞAMAYA YETECEK DÜZEYE ÇIKARILMALIDIR!

Artık göstermelik düzenlemelerle, geçici yardımlarla ve birkaç güzel sözle bu mesele geçiştirilmemelidir.

Engelli aylıkları gerçek yaşam maliyetleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir.

Bakım ve sağlık giderleri için daha güçlü destekler sağlanmalıdır.

Engelli bireylerin istihdama, eğitime, ulaşıma ve sosyal yaşama eşit katılımının önündeki engeller kaldırılmalıdır.

Ve en önemlisi, engelli vatandaşın insan onuruna yaraşır bir hayat sürmesi devletin vazgeçilmez önceliklerinden biri olmalıdır.

Çünkü sosyal devlet, vatandaşını yalnızca hayatta tutmakla yetinemez. Ona insan gibi yaşayabileceği koşulları da sunmak zorundadır.

Anayasasında sosyal devlet yazan bir ülkede, engelli vatandaşın yaşam mücadelesi yalnızca ailesinin vicdanına, hayırseverlerin yardımına veya üç kuruşluk sosyal desteğe bırakılamaz.

Bugün engelli aylıklarıyla geçinmeye çalışan insanlara sormak gerekiyor:

Bu parayla nasıl yaşayacaksınız?

Kiranızı mı ödeyeceksiniz?

Elektrik, su ve doğal gaz faturasını mı karşılayacaksınız?

İlacınızı mı alacaksınız?

Hastaneye gitmek için yol paranızı mı ayıracaksınız?

Yoksa mutfağınıza bir tencere yemek mi koyacaksınız?

Bir insanın yaşam hakkı, ay sonunu getirebilme mucizesine dönüştürülemez!

Üstelik engelli bireylerin hayatı yalnızca gıda ve barınma giderlerinden ibaret değildir. Medikal malzemeler, ulaşım, bakım, rehabilitasyon ve erişilebilir yaşam koşulları da ciddi ekonomik yükler doğurabilmektedir.

Peki, bütün bunlar görmezden gelinerek belirlenen yetersiz aylıklarla hangi sosyal adaletten söz edilebilir?

ENGELLİ VATANDAŞ LÜTUF DEĞİL, HAKKINI İSTİYOR!

Engelli vatandaş bu ülkenin eşit yurttaşıdır.
Oy kullanırken de esittir 

Kimsenin merhametine muhtaç bırakılmak istemiyor.

Kimsenin kapısında yardım beklemek istemiyor.

Kendi hayatını onuruyla sürdürmek istiyor.

Bir engelli vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılayamaması yalnızca ekonomik bir sorun değildir. Bu aynı zamanda bir insan hakları, vicdan ve sosyal adalet meselesidir.

Devletin büyüklüğü, yalnızca yaptığı yollarla, köprülerle, binalarla ölçülmez. Devletin gerçek büyüklüğü, en fazla desteğe ihtiyaç duyan vatandaşına sunduğu hayatla ölçülür!

Bir ülkede engelli bireyler yoksullukla mücadele ederken, sosyal devlet anlayışının ne kadar hayata geçirildiği ciddi biçimde sorgulanmalıdır.

BUGÜN ONLAR, YARIN BELKİ BİZ! 

Hiç kimse yarın başına ne geleceğini bilemez.

Bugün sağlıklı olabilirsiniz. Çalışıyor, kazanıyor, hayatınızı kimseye ihtiyaç duymadan sürdürüyor olabilirsiniz.

Peki ya yarın?

Bir kaza…

Bir hastalık…

Bir ameliyat…

Ve bütün hayatınızın değişmesi…

İşte bu yüzden engelli haklarını savunmak yalnızca engelli bireylerin görevi değildir.

Bu, toplumun tamamının ortak sorumluluğudur.

Çünkü mesele yalnızca bugünün engelli vatandaşları değil, hepimizin yarınıdır.

ARTIK SÖZ DEĞİL, SOMUT POLİTİKA İSTİYORUZ!

Buradan Türkiye Büyük Millet Meclisine, hükümete, ilgili bakanlıklara ve yerel yönetimlere sesleniyorum:

Engelli vatandaşların sorunları yalnızca özel günlerde yapılan açıklamalarla çözülemez. Hak temelli, bütçesi belirlenmiş, uygulanabilir ve denetlenebilir bir sosyal politika gereklidir.

İşte sosyal devlet anlayışının gereği olarak hayata geçirilmesini istediğimiz 12 somut düzenleme:

1. ENGELLİ AYLIKLARINA İNSANCA YAŞAM GÜVENCESİ GETİRİLMELİ!

* Geliri bulunmayan ve çalışamayacak durumda olan engelli bireyler için engelli aylığı, en az net asgari ücret düzeyinde bir gelir güvencesine kavuşturulmalıdır.
* Aylıklar yalnızca genel enflasyona göre değil, engelliliğe bağlı zorunlu giderler dikkate alınarak düzenli artırılmalıdır.
* Yılda en az iki kez alım gücü değerlendirmesi yapılmalı, ihtiyaç halinde ara zam uygulanmalıdır.

2. HANE GELİRİ NEDENİYLE YAŞANAN MAĞDURİYETLER GİDERİLMELİ!

* Engelli aylığına erişimde yalnızca hane içindeki kişi başına düşen gelire dayalı değerlendirme yerine, bireyin kendi geliri ve gerçek bakım ihtiyaçları esas alınmalıdır.
* Ailesiyle yaşayan engelli birey, sırf aynı evde çalışan bir yakını bulunduğu için otomatik olarak sosyal güvenceden mahrum bırakılmamalıdır.
* Yardım kesintilerinde bağımsız itiraz ve hızlı inceleme mekanizmaları oluşturulmalıdır.

3. EVDE BAKIM DESTEĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ!

* Evde bakım yardımları gerçek bakım maliyetlerine göre yeniden hesaplanmalıdır.
* Bakım veren aile bireylerine emeklilik hakkı kazandıracak prim desteği sağlanmalıdır.
* Ağır bakım ihtiyacı bulunan bireyler için profesyonel evde bakım ve geçici bakım hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır.

4. ENGELLİLERİN SAĞLIK VE MEDİKAL GİDERLERİ KARŞILANMALI!

* Tıbben gerekli tekerlekli sandalye, protez, işitme cihazı, hasta bezi ve diğer medikal ürünlerin bedelleri güncel piyasa koşullarına göre karşılanmalıdır.
* Zorunlu ilaç ve tedavilerde engelli bireyi ağır ekonomik yük altında bırakan katkı payları kaldırılmalıdır.
* Rehabilitasyon hizmetleri ihtiyaca göre kesintisiz ve erişilebilir olmalıdır.

5. BARINMA VE FATURA DESTEĞİ SAĞLANMALI!

* Düşük gelirli engelli bireyler için düzenli kira desteği oluşturulmalıdır.
* Elektrik, doğal gaz, su ve ısınma giderleri için ihtiyaca dayalı sosyal tarife uygulanmalıdır.
* Sosyal konut projelerinde erişilebilir konut kotası artırılmalıdır.

6. ENGELLİ İSTİHDAMI KÂĞIT ÜZERİNDE KALMAMALI!

* Kamu ve özel sektörde engelli istihdam kotalarına uyum etkin biçimde denetlenmelidir.
* Kota ihlallerine uygulanan yaptırımlar caydırıcı olmalıdır.
* Engelli çalışanlara uygun iş ortamı, esnek çalışma ve makul düzenleme güvenceleri sağlanmalıdır.
* İşe başlayan engelli bireylerin sosyal destekleri aniden kesilmemeli, kademeli geçiş sistemi kurulmalıdır.

7. ULAŞIM VE KAMUSAL ALANLAR TAM ERİŞİLEBİLİR OLMALI!

* Toplu taşıma araçları, duraklar, kaldırımlar, hastaneler ve kamu binaları için bağlayıcı erişilebilirlik takvimi açıklanmalıdır.
* Denetimler bağımsız biçimde yapılmalı, ihlaller kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
* Engelli bireylerin sağlık ve eğitim ulaşımındaki ek maliyetleri karşılanmalıdır.

8. ENGELLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ GÜVENCE ALTINA ALINMALI!

* Özel eğitim ve rehabilitasyon desteği çocuğun bireysel ihtiyacına göre belirlenmelidir.
* Okullarda erişilebilirlik, destek personeli ve uygun eğitim materyalleri sağlanmalıdır.
* Engelli çocukların ailelerine eğitim ve ulaşım desteği verilmelidir.

9. ENGELLİ RAPORLARINDA BÜROKRATİK ÇİLE SONA ERMELİ!

* Kalıcı engellilik durumlarında gereksiz tekrar raporu istenmemelidir.
* Sağlık kurulu süreçleri sadeleştirilmeli ve dijital olarak takip edilebilmelidir.
* Rapor itirazları bağımsız, şeffaf ve makul sürelerde sonuçlandırılmalıdır.

10. ENGELLİ BİREYİN EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞI KORUNMALI!

* Sosyal yardımlar kişinin bağımsız yaşamını destekleyecek şekilde tasarlanmalıdır.
* Engelli bireylerin mesleki eğitim, girişimcilik ve destekli istihdam programlarına erişimi artırılmalıdır.
* Çalışma hayatına katılmak, ihtiyaç duyulan tüm sosyal desteklerin kaybedilmesi anlamına gelmemelidir.

11. ENGELLİ HAKLARI İÇİN BAĞIMSIZ DENETİM GÜÇLENDİRİLMELİ!

* Engelli bireylerin ve temsilci örgütlerinin katıldığı sürekli bir izleme mekanizması kurulmalıdır.
* Engelli haklarına ayrılan bütçe, harcamalar ve uygulama sonuçları düzenli yayımlanmalıdır.
* Ayrımcılık ve erişilebilirlik şikâyetleri hızlı ve etkili biçimde incelenmelidir.

12. MECLİS SOMUT BİR EYLEM TAKVİMİ AÇIKLAMALI!

* İlk 100 gün içinde engelli aylıkları ve bakım desteklerinin yeterliliğine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme hazırlanmalıdır.
* Altı ay içinde gerekli yasa değişiklikleri ve finansman planı kamuoyuna sunulmalıdır.
* Bir yıl içinde uygulama sonuçları, hak sahiplerinin görüşleriyle birlikte Mecliste değerlendirilmelidir.

BU TALEPLERİN HER BİRİ İÇİN SORUMLU KURUM, BÜTÇE, TAKVİM VE DENETİM MEKANİZMASI AÇIKLANMALIDIR!

Çünkü bütçesi olmayan vaat, takvimi olmayan reform, denetimi olmayan hak güvencesi vatandaşın hayatını değiştirmez.

Bu düzenlemelerin finansmanı da şeffaf bir sosyal politika bütçesiyle planlanmalı; kaynak ihtiyacı, uygulama öncelikleri ve beklenen sonuçlar kamuoyuna açıklanmalıdır.

SON SÖZ: VİCDANINIZI ENGELLİ BIRAKMAYIN!

Unutmayın!

Engelli olmak bir tercih değildir. Ama engelli insanları yoksulluğa ve çaresizliğe mahkûm eden koşulları değiştirmek siyasi ve toplumsal bir tercihtir.

Bugün bir engelli vatandaş, aldığı aylıkla temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa ortada görmezden gelinemeyecek bir adaletsizlik vardır.

Ve bu adaletsizlik karşısında susmak, sorunun devamına razı olmaktır.

Buradan herkese sesleniyorum:

Engelli vatandaşın yaşadığı zorluğu anlamak için aynı acıyı yaşamanız gerekmiyor!

Bir gün tekerlekli sandalyeye ihtiyaç duyabileceğinizi, bir gün başkasının desteği olmadan hayatınızı sürdüremeyebileceğinizi unutmayın.

Bugün engelli vatandaşın hakkını savunmazsanız, yarın kendi hakkınızı savunacak birilerini aramak zorunda kalabilirsiniz!

Bir ülkenin vicdanı, engelli vatandaşının cebindeki son parayla sınanıyorsa, o ülkede sosyal devlet anlayışı yeniden sorgulanmalıdır.

Çünkü insan onuru üç kuruşa sığmaz!

ENGELLİ VATANDAŞ SADAKA DEĞİL, İNSANCA YAŞAMAK İSTİYOR!

Ve artık yalnızca güzel sözler değil; yasalar, bütçeler, takvimler ve sonuçlar görmek istiyor.

Engelli vatandaşın hakkını korumak bir iyilik değil, sosyal devletin görevidir!

Ve unutmayın: Asıl engel, bedende değil; adaletsizliği görüp de susan vicdanlardadır!



Bu yazı 31 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI