Bugun...



Eğitime ve Edebiyata adanmış yarım asırlık başarı öyküsünün sahibi Ali Özkanlı


facebook-paylas
Tarih: 29-07-2026 15:27

Eğitime ve Edebiyata adanmış yarım asırlık başarı öyküsünün sahibi Ali Özkanlı

Yorum

 
Ali Özkanlı: Eğitime ve Edebiyata Adanmış Bir Ömür

 

Ali Özkanlı: Eğitime ve Edebiyata Adanmış Bir Ömür

​İlk Yılları ve Eğitim Hayatı

​Ali Özkanlı, 1956 yılında Anadolu’nun kadim kültür merkezlerinden biri olan Kayseri’de dünyaya geldi. Çocukluk ve gençlik yıllarını bu tarihi şehirde geçiren yazar; ilk, orta ve yükseköğrenimini de doğup büyüdüğü Kayseri’de tamamladı. Şehrin köklü gelenekleri ve zengin kültürel dokusu, onun yetişme çağında hem fikri altyapısını şekillendirdi hem de edebiyata olan ilgisini perçinledi. Eğitimini başarıyla bitirdikten hemen sonra, 1979 yılında idealist bir öğretmen olarak meslek hayatına ilk adımını attı.

​Okul Duvarlarını Aşan Bir Eğitim Mücadelesi

​Anadolu’nun ilim ve eğitim meşalesini taşımak üzere yola çıkan Ali Özkanlı, 25 yıl süren aktif öğretmenlik hayatı boyunca Türkiye’nin farklı coğrafyalarında görev yaptı. Ordu-Merkez, Diyarbakır-Silvan, Ankara-Çubuk, Kayseri-Pınarbaşı ve Kayseri-Melikgazi ilçelerindeki ilköğretim okullarında binlerce öğrencinin hayatına dokundu.

Çok yönlü mesleki bir birikime sahip olan Özkanlı, bu uzun hizmet sürecinin:

​15 yılını sınıf öğretmenliği olarak sürdürdü; ilkokul çağındaki çocuklara okuma-yazma sevgisi ve temel yaşam becerileri kazandırdı.

​10 yılını Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi öğretmenliği olarak tamamladı; genç nesillerin milli ve manevi değerleri benimsemesine öncülük etti.

​Öğretmenlik mesleğini sadece ders saatleriyle sınırlı tutmayan Özkanlı, sivil toplum çalışmalarında da daima ön saflarda yer aldı. Çeşitli dernek ve vakıflarda eğitim odaklı seminer ve organizasyonlar yürüttü, gençlerin fiziksel ve zihinsel gelişimini desteklemek amacıyla spor yöneticiliği üstlendi. Aynı zamanda eğitim çalışanlarının haklarını savunmak ve şartlarını iyileştirmek adına eğitim sendikalarında yönetim kademelerinde aktif sorumluluklar üstlendi. Çeyrek asırlık bu yoğun ve üretken öğretmenlik serüvenini 2004 yılında emekliye ayrılarak resmi olarak noktaladı.

​Kalemden Süzülen Eserler ve Edebi Birikim

​Öğretmenlik yılları boyunca yazın hayatından hiç kopmayan Ali Özkanlı’nın düşünsel ve edebî ürünleri; Altınoluk, Anadolu Gençlik, Baciyan, Bal Çocuk, Cep Sanat, İlkadım, Ortak Zemin ve Somuncu Baba gibi Türkiye’nin önde gelen eğitim, kültür, sanat ve edebiyat dergilerinde yayımlandı. Emeklilik dönemi ise onun için bir duraklama değil, üretkenliğin ivme kazandığı yeni bir safha oldu.

​Şiir, pedagoji ve çocuk edebiyatı başta olmak üzere farklı türlerde eserler verdi:

​Şiir Kitapları:
​2003 – Gönül Bahçem: Yazarın iç dünyasını, insan sevgisini ve samimi duygularını misralara döktüğü ilk şiir seçkisi.
​2005 – Beni de Götür: İnsan, doğa ve yalnızlık temalarını derinlemesine işlediği ikinci şiir kitabı.

Eğitim ve Pedagoji Eserleri:

Öğretmenlik yıllarından edindiği saha tecrübelerini pedagojik teoriyle harmanlayarak ebeveynler, öğretmenler ve rehberler için rehber niteliğinde eserler kaleme aldı.

​“Elini Ver Öğretmenim”
​“Tut Elimi Öğretmenim”
​“Çocuklarla Doğru ve Etkili İletişim”

(Bu eserler, özellikle okul ile aile arasındaki köprüyü kurma ve çocuk psikolojisini doğru anlama konularında kaynak yayınlar haline geldi.)

Çocuk Edebiyatı ve Tematik Seriler:

Çocukların hayal gücünü geliştirmeyi ve onlara erdemli bireyler olmayı aşılamayı hedefleyen yazar, kurgusal ve öğretici metinler kaleme aldı:

“Kasabanın Fedaileri”
​“Tanıyorum – Öğreniyorum – Anlat Bana” serisi

Başarılar, Takdirler ve Ödüller

Eğitime sunduğu katkılar, yetiştirdiği binlerce talebe ve edebiyat dünyasına kazandırdığı kıymetli eserler, Ali Özkanlı’ya pek çok kurum ve kuruluş tarafından takdim edilen saygın ödüller kazandırdı:

1986 – Yılın Öğretmeni (Silvan / Diyarbakır) – Görev yaptığı bölgedeki üstün gayretleri ve eğitime sunduğu katkılar dolayısıyla takdim edildi.

2012 – Yılın Radyo Programcısı (Türkiye Yazarlar Birliği / Kayseri) – Hazırlayıp sunduğu kültür-edebiyat ve eğitim içerikli radyo programları vesilesiyle.

​2015 – Yılın Şairi (ATKS – Akses Haber – Kanal 24 / İstanbul) – Şiir sanatı alanındaki özgün üslubu ve edebiyat birikimi nedeniyle.

2017 – Yılın Eğitimcisi (Başkon – Kırmızı Türk – Medya Sesi / Ankara) – Pedagojik yayınları ve eğitim dünyasındaki rol modelliği dolayısıyla.

​2024 – Yılın Çocuk Kitabı Yazarı (Mavi Kuş Medya / İstanbul) – Çocuk edebiyatına kazandırdığı eğitici ve nitelikli eserler sebebiyle.

2025 – 2. Mavi Kuş Edebiyat Onur Ödülü (Kayseri) – Türk eğitim ve edebiyat hayatına bir ömür boyu sunduğu nitelikli katkılar vesilesiyle.

​Yaşayan Bir Birikim
​Sınıflarda tebeşir tozu yutarak başlayan öğretmenlik sevgisini bugün kitap sayfalarında, makalelerinde ve katıldığı edebi söyleşilerde sürdüren Ali Özkanlı; dokunduğu yürekler, yetiştirdiği nesiller ve geride bıraktığı onlarca eserle eğitim ve edebiyat camiamızın saygın simalarından biri olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Öğretmenliğe 1979 yılında başlamışsınız.

Ali ÖZKANLI: Evet. Öğretmenlik mesleğine 1979 yılında başladım. 1979-1980 yılları arasında Ordu Gökömer Köyü Hacılar İlkokulunda, 1980-1983 yılları arasında Kayseri Pınarbaşı İnliören Köyü İlkokulunda, 1983-1987 yılları arasında Diyarbakır Silvan Otluk Köyü İlkokulunda, 1987-1990 yılları arasında Ankara Çubuk Mutluköy İlkokulunda görev yaptım. 1990 yılında Kayseri Melikgazi Mustafa Yazar İlköğretim Okuluna atandım. Daha sonra 1990-1995 yılları arasında Kayseri Melikgazi Aydınlıkevler İlkokulunda, 1995-2004 yılları arasında ise Kayseri Melikgazi Burhan Dinçbal İlköğretim Okulunda görev yaptım. Toplam 15 yıl sınıf öğretmenliği, 10 yıl da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği yaptım. Sağlık sebepleri nedeniyle 2004 yılında çok sevdiğim mesleğimden erken emekli olmak zorunda kaldım.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Ordu, Diyarbakır, Ankara ve Kayseri’de uzun yıllar görev yaptınız. Farklı bölgelerde çalışmak size neler kazandırdı?

Ali ÖZKANLI: Bilgilerimi, tecrübelerimi ve yazarlığımı büyük ölçüde görev yaptığım bölgelerde edindiğim gözlemlere borçlu olduğumu söyleyebilirim. Karadeniz, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’nun kültürü, gelenekleri, örf ve adetleri birbirinden farklıydı. Her bölgenin insanını yakından tanıdım. Samimiyetlerini, yardımseverliklerini, cömertliklerini ve misafirperverliklerini gördüm. Ben onları sevdim, onlar da beni kendilerinden biri olarak kabul ettiler. Hiç yabancılık çekmedim. Tüm imkânsızlıklara rağmen mesleğimi ve öğrencilerimi çok sevdim. Onlara her zaman kendi evladım gibi yaklaştım.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Bu yaklaşımınızın başarınıza önemli katkısı olduğunu söyleyebilir miyiz?

Ali ÖZKANLI: Kesinlikle. Başarımı buna borçluyum. Görev yaptığım her okuldan ayrılırken gözyaşı döktüm. Çalıştığım her yer kişiliğime büyük katkılar sağladı. Sevgi ve saygının önemini, zorluklar karşısında sabırlı olmayı ve işini severek yapmanın başarıyı beraberinde getirdiğini yaşayarak öğrendim.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Çocuklara yönelik eserler yazmanızın öğretmenlik tecrübelerinizle bağlantısı var mı?

Ali ÖZKANLI: Elbette var. Meslek hayatım boyunca edindiğim tecrübeler çocuk kitapları yazmamda çok etkili oldu. Hem sınıf öğretmenliği hem de branş öğretmenliği yapmış biri olarak çocuk edebiyatına yönelmenin büyük faydasını gördüm. Öğretmen arkadaşlarıma da çocuk edebiyatı alanında eser vermelerini tavsiye ediyorum.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: İlk hedef kitleniz kimlerdi?

Ali ÖZKANLI: İlk yıllarda anne, baba ve öğretmenlere yönelik kitaplar yazdım. Daha sonra yayınevimin çocuk kitapları yazmamı istemesi ve Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şubesi ile Kayseri Büyükşehir Belediyesinin ortaklaşa düzenlediği Yazarlık Okulunda üç yıl çocuk edebiyatı dersleri vermem bu alana yönelmemi sağladı. İşin mutfağında bulunmanın da katkısıyla yazdığım çocuk kitapları kısa sürede yeni baskılar yaptı.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Yazarlık serüveniniz şiirle mi başladı?

Ali ÖZKANLI: Evet. Yazarlık hayatım şiirle başladı. Gönül Bahçem ve Beni de Götür adlı şiir kitaplarımdan sonra; Elini Ver Öğretmenim, Gülistan Çiçekleri, Çocuklarla Doğru ve Etkili İletişim, Başarının Ayak Sesleri adlı eğitim kitaplarım, Aşka Giden Yol adlı deneme-düşünce kitabım yayımlandı. Ardından Doğa Bekçileri, Hazine Peşinde, Sevgi Ağacı, Sporun Yıldızları (Kasabanın Fedaileri) adlı değerler eğitimi kitapları ile Allah’ı Tanıyorum-Öğreniyorum ve Melekleri Tanıyorum-Öğreniyorum adlı dinî çocuk kitaplarım okuyucuyla buluştu. Şu anda yirmi ikinci kitap dosyam üzerinde çalışıyorum.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: On beş yıllık sınıf öğretmenliği deneyiminizin çocukların dilini yakalamanızda etkisi oldu mu?

Ali ÖZKANLI: Çocuk kitaplarında çocukların dilini yakalayabilmek çok önemlidir. Öğretmenlerin bu konuda avantajlı olduğunu düşünüyorum. Sürekli öğrencilerle iç içe olan insanların çocukların severek okuyacağı eserler yazması daha kolaydır. Kitaplarımızın ilgi görmesi ve yeni baskılar yapmasında akıcı dilin yanı sıra macera, heyecan, bilmece ve soru-cevap gibi unsurların da büyük etkisi vardır.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Dünün çocukları ile bugünün çocuklarını karşılaştırdığınızda nasıl bir tablo görüyorsunuz?

Ali ÖZKANLI: Emekli olalı yirmi iki yıl oldu. Bu süreçte öğretmen, veli ve öğrenci profili önemli ölçüde değişti. Bunu okul söyleşilerinde ve imza günlerinde yakından gözlemliyorum. Eskiden öğretmenlik mesleği toplumda daha saygın bir konumdaydı. Günümüzde bu saygınlığın zayıfladığını üzülerek görüyorum. Öğrencilerin hem bilgi hem de ahlaki değerler bakımından kayıplar yaşadığını düşünüyorum. Bu konuda gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerektiğine inanıyorum.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Sınıf öğretmenliğinin ardından Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine geçtiniz. Bu süreç nasıl gelişti?

Ali ÖZKANLI: Çocukluk yıllarımda camide, Kur’an kurslarında ve İmam Hatip okulunda aldığım eğitim sayesinde Din Kültürü öğretmeni olmayı çok istiyordum. 1978 yılında Kayseri Eğitim Enstitüsünden mezun oldum ve ilkokul öğretmeni olarak göreve başladım. 1980’li yılların sonunda Millî Eğitim Bakanlığı, ilkokulların 4 ve 5. sınıflarında İngilizce, İş Teknik ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine branş öğretmenlerinin girebilmesine imkân tanıdı. Ankara’da yapılan sınavı Rabbimin izniyle birinci olarak kazandım. Bolu ve Zonguldak’ta hizmet içi eğitim kurslarını tamamladıktan sonra, 1990 yılında valilik kararıyla Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak görevlendirildim.

Mahmut ÇİÇEKDAĞI: Son kez okurlarınıza ne demek istersiniz?

Ali ÖZKANLI: Öncelikle bana bu imkânı verdiğiniz için size ve röportajı okuyacak bütün dostlara teşekkür ediyorum. Kitaplarla, şiirle ve sanatla bağınızı hiç koparmayın. Okuyan, düşünen ve sorgulayan toplumlar her zaman daha güçlü olur. Gençlerimize tavsiyem; çok okusunlar, kendilerini geliştirsinler, kültür ve sanatın içinde yer alsınlar. Bizler gelip geçiciyiz; geriye bıraktığımız eserler, güzel hatıralar ve yetiştirdiğimiz insanlar kalır.

Tüm okurlarıma sağlık, huzur ve mutluluk diliyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.




Bu haber 130 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DÜNYA Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI